BIRAKTIM KIRMIZIYA (KIRMIZI AHENGİNDE)

Yokluğumda, evimde gezindim

dile geldim sustum…

açıldı seyrederken dünyamı

konuştu zamanlar dilime,

yıkadım avucumdan, uçurdum

maviliğe, ömrüme yüzdüm, yaklaştım

bıraktım kırmızıya, inanmazsınız ama

Hayy’a değdim.

Sevdalara yazıyordu varlığım,

asıldım… Güneşimi karanlığa

tuttular, kıyamette kaldım.

Sırların orta yerindeyim,

kelimelere açıyor…

Tuttum Hayy’ın elini, bırakmalarım

kırmızıya çalıyor.

Süzülüyor yansımaları…

varlık zincirlerine açılan,

ışığı yayılır vücûda,

birleşir ruha, bedene

nurun ziyafeti ahenkleşir,

nakışları varlığa raks eder.

Sevişir zamana açılır

-mutlak hakimden-

…insana…

Vecd halinde kırmızılaşır

ruh bedene, beden ruha

sevişir, aşikârlaşır zamanlar,

varlığınla bütünleşirsin,

10689885_258085461028837_4468199084916331680_nbillulaşır varlık.   2013

Ortadoğu’da yaşanan hâdiselere dair kısa bir not

İslam Dünyasında yaşananlar, biz müslümanların ne kadar mezhepçilik, kendi cemaatini yüceltme gibi olayların ne kadar arttığı bir zaman diliminde yaşıyoruz. Ortadoğu’da yaşanan olayların kendi içimizdeki sorunlar ve Batı Dünyasının bir takım olayları provoke ederek müslümanları birbirine kırdırma niyetleri şu ana kadar başarı şağlamıştır. Bunu lehimize çevirmek istiyorsak, bizi biz yapan değerlere bağlılık göstermeliyiz.

GÜLDENİZ AYAKTA

Doğuyor doğuyor denizden, köpüren ayakta

Şemsipaşa Camisinden, sahilden, gel köpürdü

Yuttum yuttum içerek, dalgalara el büründü

Nerdeydim, nerede şahsiyetim, güldeniz ayakta.

Kapılar açıldı meydanda, efendim efendim

Aslanlar, kurtlar saçımda, değişemem ayakta

Fikirler, çileler serde geziyor, ser köpürdü

Yazılar denize akıldı, fikirler, güldeniz ayakta.

                                                                                   6 Nisan 2013.indir

Yahya Kemal Beyatlı – UFUKLAR

Şiir destesi

yahya kemal beyatlı9

Ruh ufuksuz yaşamaz.
Dağlar ufkunda mehabet,
Ova ufkunda huzur,
Deniz ufkunda teselli duyulur.
Yalnız onlarda bulur ruh ezeli lezzetini.
Bu ufuklar avutur ruhu saatlerce fakat
Bir zaman sonra derinden duyulur yalnızlık.
Ruh arar kendine ruh ufku.
Manevi ufku çok engin ulu peygamberler
-Bahsin üstündedirler onlar-lakin
Hayli mesud idiler dünyada;
Yaşıyorlardı havarileri, ashabıyla;
Ne ufuklar! Ne güzel ruh imiş onlar! Yarab!

Annemin na’şını gördümdü
Bakıyorken bana sabit ve donuk gözlerle,
Acıdan çıldıracaktım.
Aradan elli dokuz yıl geçti.
Ah o sabit bakış el’an yaradır kalbimde.
O yaşarken o semavi, o gülümser gözler
Ne kadar engin ufuklardı bana;
Teneşir tahtası üstünde o gün,
Bakmaz olmuştular artık bu bizim dünyaya.

Yaşayan her fani
Yaşayan ruh özler
Her sıkıldıkça arar,
Dar hayatında ya dost ufku, ya canan ufku.

View original post